Em. Öğretim Görevlisi
Kültürel Miras Araştırmacısı
Emekli Öğretim Üyesi
Sanat Tarihçi
GİRİŞ
Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış Şanlıurfa, kültür varlıklarının zenginliği ile tanınmış bir turizm şehridir. Ayrıca geleneksel el sanatlarını ve tarihi çarşılarını günümüze kadar yaşatabilmiş Anadolu’daki müstesna şehirlerimizden birisidir. Kültürel değerler içinde özellikle “el sanatları”, ülkelerin farklılıklarını, kendilerine özgü karakterlerini yansıtan önemli unsurlardır. Halkın yaşamında yer alan, el ürünü olan ve halkın sanat zevkini temsil eden her çeşit eşya, gereç ve süsleme el sanatlarının ilgi alanına girmektedir.
1995 yılında başlayan ve devam eden Urfa şehir merkezine 18 km mesafedeki Örencik Köyü’ndeki Neolitik Dönem’e ait Göbeklitepe kazısında 12.000 yıl öncesine ait çok sayıda tapınak kalıntıları ve heykeller bulunmuştur. Göbeklitepe’deki taş kabartmalar ile insan ve hayvan heykelleri, taş boncuklar ile kolyeler taş işleme sanatının dünyadaki ilk örnekleridir. 2006 yılında Şanlıurfa Balıklıgöl civarında Haleplibahçe’de ortaya çıkarılan MS 6. yüzyılın ilk yarısında Edessa şehrinin villalarında yapılmış mozaiklerden “Amazon Kraliçeleri” ve diğer mozaikler döneminin en güzel mozaik işçiliğine sahiptir.

1) Göbeklitepe’de taş sanatının dünyadaki ilk örnekleri-2025
Şanlıurfa’da çeşitli uygarlıkların izlerini taşıyan antik sanatsal birikim, zanaatkârın beynine örnek imajlar yerleştirip hayal sınırlarını genişletmiş ve ürettiği eserlere esin kaynağı olmuştur. Geleneksel yaşam tarzını sürdüren halkımız genellikle bir beceriye ve bir sanata yönelerek evlerde kullandığı malzemelerin birçoğunu kendi elleriyle üretmiştir. Şanlıurfa’da özellikle culhalık (bez dokumacılığı), örgü, oya, nakış ve örücülük gibi ev el sanatları ile keçecilik, bakırcılık, semercilik, saraçlık, kürkçülük, kazazlık, kuyumculuk gibi diğer çarşı el sanatları geleneksel yollarla günümüze kadar gelişerek ulaşmıştır.
Yüzyıllardan beri usta-çırak ilişkisiyle sürdürülen ve geliştirilen el sanatları “zanaat” olarak da adlandırılmaktadır. Toplumun yüzyıllar öncesinden gelen yaşam tarzından ve gereksinimlerinden doğan el sanatları, çeşitli kültürlerin katkılarıyla zenginleşerek olgunluğa erişmiştir. Şanlıurfa el sanatlarının gelişmesinde Mezopotamya uluslarının yanı sıra Türkmen yaşamının, Osmanlı kültürünün, ahilik geleneğinin, kervan yolları kavşağında bulunmanın, yörenin doğal koşullarının ve geçmiş uygarlıklardan kalan birikimin etkileri görülür.
Zanaatkârlar ve esnaf, Anadolu Selçuklularında başlayan, Osmanlı’da ve günümüzde de devam eden “Ahilik” ve benzeri cemiyetlerle örgütlenmiş olup geçmişte ve günümüzde bazı sanatlar ancak yetkili şahıslar ve kurumlarca verilen izin ile yapılmaktadır.
Urfa geçmişte, Anadolu’yu Halep’e bağlayan kervan yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi konumundaydı. Doğudan gelip Halep’e ve Halep üzerinden Bağdat’a giden, ya da Hatay yoluyla İskenderun limanına giden kervanlar Urfa’da konaklamaktaydı. Bundan dolayı Halep’le Urfa arasında çok yakın ticaret ve kültür ilişkileri kurulmuştu. Urfalı zanaatkârlar, kervanların taşıdığı başka yörelere ait sanat ürünlerinin desen, renk ve biçim örnekleri ile tanışıyor, kendi ürünlerini de başka yörelere gönderiyorlardı. Konaklayan kervanların hayvanlar için gereksinim duydukları hamut, eyer, semer ve koşum takımlarını üretiyor ya da onarıyorlardı. Bu nedenle şehirde saraçlık ve semercilik oldukça gelişmişti.
Kervanlar yoluyla Urfa’dan gelip geçen kültürler yanında Osmanlı döneminde şehrin demografik yapısı da çeşitli milletlerden oluştuğundan, her millet ileri olduğu bir sanatla öne çıkmış, böylece bu dönem el sanatlarının en fazla çeşitlenip geliştiği bir dönem olmuştur.
Urfa Çarşılarında erkekler tarafından sürdürülen el sanatlarının yanında; kadınlar da evlerde örgü, oya, dokuma, nakış, dikiş, dantel tekniklerinde; kırlent, namaz örtüsü, seccade, sofra örtüsü, yastık başları, yastık örtüsü, yatak takımları, hamam takımları, bohçalar, masa örtüleri, peşkirler, tütün ve para keseleri, gömlekler, iç çamaşırları, gecelik takımları, mendiller, perdeler, yün kazak, çorap, eldiven gibi ürünler üretiyorlardı. Çoğu çeyiz sınıfına giren bu ürünler satılmıyor, evlenecek genç kızların çeyiz bohçalarında saklanıyordu. Ancak bazı yoksul ve dul kadınlar bu ürünleri pazara gönderip satıyor, ayrıca kürkçü dükkânlarından gönderilen kürkleri dikiyor, yamşahlara püskül yapıyorlardı.

2) Sipahi Pazarı (Bedesten)

3) Cumhuriyetin ilk yıllarında “Sanatlar Ocağı” olarak kullanılan Ermeni Apostolik Kilisesi
Cumhuriyetin kurulmasıyla bazı el sanatları Urfa’da “Mekteb-i Sanayi” ve “Sanatlar Ocağı” adlı okullarda öğretilmeye başlanmış, daha sonraki yıllarda ise Meslek Liseleri’nde ve Halk Eğitim Merkezleri’nde el sanatları eğitimleri yer almıştır.
1895-1897 yılları arasında Osmanlı Padişahı Sultan Abdülhamid tarafından Ermeni vatandaşlar için “Sanat Evi” olarak inşa ettirilen tarihi binada marangozhane, halı fabrikası ve halı iplerinin boyandığı boyahane yer almıştır. Bez basma atölyesi olarak kullanıldığından bina “Basmahane” adıyla da anılmıştır. 1912 yılında, Alman Protestan misyonerleri kurdukları “Deutsche Orientmission” örgütü vasıtasıyla, “Basmahane” adıyla bu binada bir halı fabrikası açmışlardır. Halı atölyesi ve iplik boyahanesi’nden oluşan bu fabrikada Ermeni gençlerinden oluşan 360 işçi çalışmaktaydı. Halı atölyesinin başına halıcılık konusunda Almanya’da deneyim kazanmış bulunan “Franz Eckhart” getirtilmişti. Halılar Urfa’da kullanılmakta ve il dışına da gönderilmekteydi. Tarihi bina 1940’tan sonra değişik amaçlarla kullanılmış, 1955 yılında Şehit Nusret İlkokulu bu binaya taşınmış olup halen okul olarak kullanılmaktadır. Bu tarihi yapı günümüzde Ulu Cami’nin arkasında şimdiki adı Demokrasi (12 Eylül) Caddesi üzerinde yer almaktadır.
Büyük bir sabır ve beceri ile toplumun ruhunu yansıtarak gelişen geleneksel el sanatları, ustadan ustaya geçerek günümüze kadar gelebilmiş ve yüzyıllardan beri usta-çırak ve ahilik geleneğiyle Şanlıurfa’da sürdürülmüştür. Bu gelenek, “bilgi” ve “ustaya saygı” esasıyla devam ederek “Ahilik Kültürü”nü de oluşturmuştur. Günümüzde Şanlıurfa’da yaşayan el sanatları, özgün olarak yapılmaya ve kullanılmaya devam etmektedir.
ŞANLIURFA’DA KAYBOLAN VE YAŞAYAN EL SANATLARI
Geçmişten günümüze Şanlıurfa’da icra edilmiş geleneksel el sanatları: Cülhacılık, Abacılık, Halıcılık, Kilimcilik, Basmacılık, Çorapçılık, Keçecilik, Çulculuk (Semercilik), Kürkçülük, Kazazlık, Debbağlık, Saraçlık, Yemenicilik, Kunduracılık, Tarakçılık, Bakırcılık, Dövme Demircilik, Tenekecilik, Kuyumculuk, Taşçılık (Taş Süsleme), Çömlekçilik, Çit (çığ) Örücülüğü, Kendircilik, Kokacılık, Ağaç Oymacılığı, Hattatlık, Ebruculuk, Kalem İşi Süslemeciliği ve Tespihçilik, Bağlama, Def (Bendir) ve Ney Yapımcılığı’dır.

4) Sanat Evi Binası ve dokunan halılar (Şeht Nusret İlkokulu) (Fotoğraf:
Max von Oppenheim 1900’lü yıllar)

5) Kazaz Pazarında yöresel el dokumaları satıcısı Fethi Suveren-2011
“M.1374 tarihli Emir Mencek Vakfiyesi’nde Urfa’da 18 yaycı ve okçu dükkânının bulunduğu kayıtlıdır”(Turan, 2005, s. 150). Bu belgeden, yaycılık ve okçuluk mesleklerinin de geçmişte Urfa’da icra edildiği anlaşılmaktadır.

6) Sanat Evi’nde halı tezgâhları
Osmanlı Dönemi’nde Urfa’nın el sanatlarından özellikle dokumacılık önem kazanmıştır. Değişik dokumalar yapan tezgâhların bulunduğu ve bunların miktarının her geçen gün arttığı görülmektedir. 1313 tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde Suruç’ta kilim, halı, seccade, kıl çadır; Birecik’te iplikten bez üretildiği belirtilmektedir. “1566 yılı Mufassal defterinde Ruha’daki (Urfa) dokuma ile ilgili; 11 cüllah (çulhacı), 18 Hallac (yün kabartan), 38 hayyât (terzi), 6 kilimci, 1 hasırcı, 1 çırcırcı’nın mevcut olduğu kayıtlıdır.” (Turan, 2005, s. 151).
“1908 senesi Halep Vilayet Salnamesi’ne göre Urfa’da çeşitli dokuma tezgâhları (el tezgâhı) bulunmaktaydı. Bu tezgâhlarda ipekli alaca ve çeşitli renklerde pencere örtüsü, perdelikler ve minder, yatak, yastık ve yorgan yüzü imal edilmekteydi. Ayrıca beyaz bezler ve yünden imal edilen yazlık şallar, iplik ve yünden kilim ve halılar ile kıldan çuval, torba ve kara çadır, başörtüsünü başa tutturmaya yarayan igal ve dayanıklı yerli bezden basma üretimi de yapılıyordu” (Eroğlu vd, 2007, s. 136).
Yakın geçmişe kadar şehrin ekonomisine önemli katkı sağlayan dokumacılık, aynı zamanda birçok kişinin geçim kaynağı durumunda idi. Dokumacılık sanatı Şanlıurfa’da; Çulhacılık (Bez Dokumacılığı), Aba Dokumacılığı, Halı Dokumacılığı, Kilim Dokumacılığı olmak üzere dört gruba ayrılmaktadır.
Hızlı nüfus artışı ve sanayileşme sonucu sosyal ve kültürel değişim meydana gelmekte, bu değişim sonucu birçok kültürel varlık ve özellikle Şanlıurfa geleneksel el sanatlarının bazılarının terk edildiği gözlenmektedir. Tarihi çarşılar ve hanların olduğu bölgede icra edilen el sanatlarından önemli bir kısmı günümüzde yaşatılmaktadır. Bir kısım sanatlar ise benzer eşyaların fabrika üretiminin yapılması veya talep olmayışı nedeniyle yakın geçmişte terk edilmiş durumdadır.
1) ÇULHALIK (BEZ DOKUMACILIĞI)
9) ÇULCULUK (SEMERCİLİK-PALANCILIK-HAVUTÇULUK)
KAYNAKÇA
Badger, G. P. (1852). The Nestorians and their Rituals (with the narrative of a Mission to Mesopotamia and Coordistan in 1842-1844, and of a late visit to those countries in 1850). London.
Dilek, Sait., Akpınar, Hüseyin. (2020). “Urfa Dinî Mûsikî Kültüründe Ney”, 6. Uluslararası Gap Sosyal Bilimler Kongresi, 4-6 Aralık 2020, (Editör: Nazile Abdullazade), Şanlıurfa. Ss. 396-421.
Daşdağ, F. Evren. (2000). “Şanlıurfa’dan Harran’a İlkel Çömlekçilik”, 7. Ulusal Osmaniye Karatepe Seramik Arkeometrisi Sempozyumu, Osmaniye Valiliği ve Çukurova Üniversitesi, 23-30 Ekim 2000, Osmaniye.
Eroğlu, Cengiz. Babuçoğlu, Murat. Köçer, Mehmet. (2007). Osmanlı Vilayet Salnamelerinde Halep, Ankara.
Erginsoy, Ülker. (1978). İslam Maden Sanatının Gelişmesi, İstanbul,
Güler, Selahaddin E. Mızrak, Remzi. (2008). Resimli Şanlıurfa Kültür Sözlüğü, Şanlıurfa Belediyesi Yayını.
Hariri. (1952). Makamat, (Çeviren, Sabri Sevsevil), İstanbul.
Kademoğlu, Osman. (2002). “Urfa El Sanatları”, Uygarlıklar Kapısı Urfa, YKY, İstanbul 2002.
Kieser, Hans-Lukas. (2005). Iskalanmış Barış, İstanbul,
Kürkçüoğlu, A. Cihat. (1973). Urfa Cami, Müze ve Evlerinde Ağaç İşleri, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Mezuniyet tezi, İstanbul.
Kürkçüoğlu, A. Cihat. (1997). Urfalı Hattat Behçet Arabî, Şanlıurfa.
Kürkçüoğlu, A. Cihat. (1998). Şanlıurfa İslâm Mimarisinde Taş Süsleme, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya, 1998.
Kürkçüoğlu, A. Cihat. (2009). “Geleneksel Şanlıurfa Evlerinin Sokak Kapıları ve Kapı Tokmakları”, Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 3.
Kürkçüoğlu, A. Cihat.-Kürkçüoğlu, S. Sabri, (2010). “Urfa’nın Bin Yıllık Ata Sanatı: Saraçlık”, Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 6.
Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2010) “Şanlıurfa’da Taş İşleme Sanatı”, Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 7, Mayıs 2010, s. 55-60.
Kürkçüoğlu, A. Cihat. Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2011a). Şanlıurfa Çarşıları-Hanları ve El Sanatları, Ankara,
Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2011b). “Şanlıurfa’da Canlanan Bir El Sanatı: Tespihçilik”, Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih Turizm Dergisi, Sayı 10.
Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2010). “Kültür ve Turizm Şehri Şanlıurfa’da El Sanatları”, Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 8, Eylül 2010, s. 35-44.
Kürkçüoğlu, S. Sabri. (2011). “Şanlıurfa El Sanatlarının Turizmdeki yeri ve önemi”, Uluslararası Türk ve Dünya Kültüründe Şanlıurfa Sempozyumu Bildiri Kitabı, 2011, s. 165-181.
K.K.14: Şanlıurfa’da Mevlevilik ve Mevlevihane. Şanlıurfa Mevlevihane Vakfı Yayınları.
Segal, Judah Benzion. (2002). Edessa (Urfa) Kutsal Şehir, (Çeviren Ahmet Arslan), İstanbul, 189.
Turan, Ahmet Nezihi. (2005). XVI.Yüzyılda Ruha (Urfa) Sancağı, ŞURKAV Yayınları.
Sözlü Kaynaklar
K.K.1: Abdurrahman İpek (Urfalı Kazaz ustası).
K.K.2: Nihat Saraç (Urfalı Saraç ustası).
K.K.3: Mahmut Karcı (Urfalı keçeci ustası).
K.K.4: Mehmet Cennet (Urfalı Tenekeci ustası).
K.K.5: Mehmet Emin Güngör (Urfalı Kazaz Ustası)
K.K.6: Mehmet Karadaş (Urfalı Dokuma Ustası)
K.K.7: Mustafa Yeşilkaya (Urfalı Kürkçü Ustası)
K.K.8: Osman Yeşil (Urfalı Tespih Ustası)
K.K.9: Ömer Bakır (Urfalı Bakırcı Ustası)
K.K.10: Salih Karcı (Urfalı Keçeci ustası).
K.K.11: Mustafa Yeşilkaya (Def yapım Ustası)
K.K.12: Kalender Yorgun (Bağlama yapımcısı)
K.K.13: Ömer Sabuncu (Ebrucu)
K.K.14: Ahmet Ateş (Neyzen)
Fotoğraflar
İsim yazılı olmayan fotoğraflar: S. Sabri Kürkçüoğlu